Uygulama süreci,sizin klavyeden bir komut girmenizle birlikte başlar. İşlemci - CPU komutu inceler ve ilgili sürücüye gerekli program yada komutu belleğe yüklemesi için talimat verir. Veri belleğe yüklendiğinde işlemci - CPU veriye sürücüde olan veriden daha hızlı bir şekilde ulaşır.
Bu süreç sayesinde işlemcinin uygulamaları en hızlı şekilde yapabilmesi için uygulamalarda kullanacağı veri ve dosyaların konulacağı bir alan yaratılmış oluyor. Böylece; işlemcinin uygulamalar sırasında gereken verilen için her defasında sabit disk sürücülerinde bulunan dosyaları incelemesi gerekmiyor.
Bellek ve Depolama Arasındaki Fark
İnsanlar genellikle bellek - memory ve depolama - storage kavramlarını birbirine karıştırırlar. Bellek, bilgisayara takılmış olan RAM miktarını ve depolama ise bilgisayarın sabit diskinin kapasitesini anlatmak için kullanılır. Bu karışıklığı gidermek için şu benzetme kullanılabilir; Bilgisayarı içerisinde bir masa ve bir dosya dolabı bulunan bir ofis odası olarak düşünün.
Dosya dolabı bilgisayarın sabit diskidir, ofisinizde bulunan ve size gereken tüm dosyaları içerisinde saklarsınız. İşe geldiğinizde, üzerinde çalışacağınız dosyaları dolaptan çıkarıp masanı üzerine koyarsınız ve çalışmaya başlarsınız. Masa bilgisayarın belleğidir, dosyalarınızı masa üzerine taşıyarak ihtiyacınız olan dosyalara daha hızlı ulaşırsınız. Masa ve dosya dolabı benzetmesini biraz daha düşünün. Size gereken dokümanlar için her defasında dosya dolabına gidip çekmeceler içinde dosya aradığınızı düşünün. Bunun sizi ne kadar yavaşlatacağını ve ne kadar sinirleneceğinizi düşünün. Masanızda yeterli alan varsa -benzetmemizde bu belleğin kapasitesidir - gerekli tüm dosyaları masanıza taşıyarak bir bakışta gerekli dosyaya ulaşabilirsiniz.
Bellek ve depolama arasındaki bir diğer önemli farklılık: sabit diskinizdeki veriler bilgisayar kapatıldığında bir değişiklik olmadan depolanmaya devam eder. Ancak bellek üzerindeki veriler, bilgisayar kapatıldığında silinirler. Yine masa benzetmesine dönecek olursak mesai bittiğinde masanızda bulunan dosyalar çöpe atılır.
Performans
Daha önce bilgisayarınıza bellek eklediyseniz, performansın ne kadar arttığını fark etmişsinizdir. Bellek eklenmesiyle birlikte, uygulamalarınız daha hızlı açılmaya başlar , web sayfaları daha hızlı yüklenir ve aynı anda daha fazla programı çalıştırabilirisiniz.
Temel Yonga Teknolojileri
Genel olarak bellek modüllerini boyutlarından dolayı fiziksel olarak ayırmak kolaydır. Ancak bazı durumlarda aynı görünüşe sahip modüller farklı teknolojilere ait olabilir, bu nedenle görünüşü aynı olan modüller farklı türde olabilirler. Örneğin 168-pin DIMM, EDO, SDRAM yada diğer bir bellek tipine ait olabilir. Belleğin türünü kesin olarak söylemenin tek yolu vardır: Üzerindeki yongaların işaretleri kontrol edildiğinde belleğin türü kesin olarak belirlenir, çünkü her DRAM üreticisi yonga teknolojisini belirtmek için farklı işaretler ve parça kodları kullanır.
Fast Page Mode (FPM)
Geçmişte DRAM'in bilgisayarlarda en çok kullanılan türü. O kadar çok kullanılıyordu ki insanlar bu bellekleri "FPM" değil "DRAM" olarak isimlendiriyorlardı. FPM daha eski teknolojilerden farklı olarak, aynı satır üzerindeki verilere daha hızlı biçimde erişmektedir.
Extwnded Data Out (EDO)
1995 yılında yeni bir bellek türü geliştirildi. FPM'ye benzemesine rağmen verilere daha hızlı ulaşmasını sağlayan ardışık bellek erişimi yöntemine sahipti. Bunun anlamı bellek kontrolörünün adresleme sürecinde bazı adımları atlayarak zaman kazanmasıydı. EDO'da, işlemcinin belleğe erişim süresi FPM'den %10-15 daha hızlıdır.
Synchronous DRAM (SDRAM)
SDRAM 1996 yılının sonlarına doğru sistemlerde görülmeye başlandı. Daha önceki teknolojilerden farklı olarak, kendisini işlemcinin zamanı ile senkronize edecek şekilde tasarlanmıştı. Bu da bellek kontrolörünün istenilen verinin ne zaman hazır olacağını kesin olarak bilmesini sağlıyordu. Böylece işlemcinin bellek erişimleri sırasında daha az beklemesi sağlandı. SDRAM yongaları ayrıca interleaving ve burst modu gibi avantajlara da sahiptiler. Buda bellek erişiminin daha hızlı olmasını sağlıyordu. SDRAM modülleri kullanılacakları sisteme göre farklı hızlarda üretilmektedirler. Böylece sistemin saat hızı ile en iyi biçimde senkronize olmaktadırlar. Örnek olarak PC66 SDRAM 66MHz'de çalışır, PC100 SDRAM 100MHz'de çalışır, PC133 SDRAM 133MHz'de çalışır. Daha hızlı SDRAM modüller geliştirmek için çalışmalar yapılmaktadır.
Double Data Rate Synchronous DRAM (DDR SDRAM)
DDR SDRAM; SDRAM teknolojisinin geliştirilmiş biçimidir. Bu teknoloji;bellek yongasına saat devrinin düşme ve yükselme anlarında çalışma imkanı vermektedir. Örnek olarak, 100 ve 133MHz saat devri hızı olan DDR SDRAM modüller; verileri 200MHz yada 266MHz hızında işlemektedir. DDR SDRAM kullanan sistemler 2000 yılı sonunda kullanılmaya başlanmıştır.
Double Data Rate 2 Synchronous DRAM (DDR2 SDRAM)
DDR2, yeni nesil DDR bellek teknolojisidir. DDR2 bellek daha yüksek hız, daha büyük bant genişliği, düşük güç harcaması ve gelişmiş termal performans sunmaktadır. DDR2 bellek modülleri 2004 yılında 400MHz ve 533MHz hızlarla satışa sunulmuştur, ardından 2005 yılı sonunda 667MHz hızında modüller satışa sunulmuştur.
TANITIM YILI |
TEKNOLOJİ |
HIZ SINIRI |
1987 |
FPM |
50ns |
1995 |
EDO |
50ns |
1997 |
PC66SDRAM |
66MHz |
1998 |
PC100 SDRAM |
100MHz |
1999 |
RDRAM |
800MHz |
1999/2000 |
PC133 SRAM |
133MHz |
2000 |
DDR SDRAM |
266MHz |
2002 |
RDRAM |
1066MHz |
2002 |
DDR SDRAM |
333MHz |
2003 |
DDR SDRAM |
400MHz |
2003 |
DDR SDRAM |
500MHz |
| 2004 |
DDR II |
400 - 533MHz |
| 2005/2006 |
DDR II |
667 MHz |
|